Casablanca konferansında Türkiye’nin savaşa sokulması ile ilgili yapılan görüşmelerin ardından, Türkiye için önemli bir görüşme yapıldı. Alman orduları Stalingard’da ve Kuzey Afrika’da durdurulduktan sonra müttefikler savaşta üstünlük sağlamış olsa da Mihver devletleri Türkiye’ye saldırabilecek yakınlıktaydılar. Müttefikler Türkiye üzerinden Almanya’yı sıkıştırmayı planlıyordu. Churchill, 30 Ocak-1 Şubat 1943 tarihlerinde Adana’da yapılan görüşmelerde İnönü ve Saraçoğlu’na Türkiye’nin en geç 1943’te savaşa girmesi gerektiğini iletmiştir (Cengiz, 2012: 69).

Türkiye bu teklif karşısında, savaşa girme şartı olarak, İngiltere’nin karşılamasının mümkün olmadığı bir mühimmat listesi vermiştir. Churchill, bu görüşmelerden sonra Türkiye ve SSCB ilişkilerinin geliştirilmesini söylemiştir ancak SSCB Türkiye’yi, müttefik grubunun dışında kalarak sadece bir şeyler talep eden bir ülke olarak görmekteydi (Seydi, 2009: 285).

Türkiye bu görüşmelerde; silah desteği, ulaşım yollarının iyileştirilmesi ve personelinin eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasını istemekle beraber Sovyet tehdidine karşı güvence istemiştir. İngilizler ise Türkiye’nin savaşa girmemek için çok fazla talepte bulunduğunu düşünse de, azami olarak asker malzemesi vererek Türk ordusunu güçlendirmek ve eğitmek için uğraşmıştır. Köroğlu’nun İngilizce tutanaklardan aktardığı bilgilere göre görüşmelerde alınan kararlar;

“1. Türkiye’nin ihtiyaçlarının tam bir listesi verilecekti. Bu listede hâlihazırda talep edilmiş ancak henüz ele geçmemiş ihtiyaçlar ile yeni talep edilen ihtiyaçlar yer alacak, ihtiyaçların karşısına aciliyet durumları işaretlenecekti.

 

  1. Türkiye’ye verilecek Türk bayraklı ticari gemilerle Mısır’dan ihtiyaçlar taşınacak, gemilerin tip ve tonajını Türkiye belirleyecekti.

 

  1. Türk askeri gücünün modern teçhizat ile acil olarak ihtiyaç duyduğu teçhizat cins ve miktarı konusunda, Türk Genelkurmayı bir doküman hazırlayacak, bu İngilizlerin Orta Doğu Genel Karargâhı’nın iş birliğinde hayatiyete geçirilecek, bu arada Türk personelinin eğitimi konusu da gerçekleştirilecekti. Zırhlı ve mekanize kuvvetlerde ve özel bölümlerde Türk askeri yetkilileri istihdam edilecekti. Tüm bu hususlar Ankara’da Türk Genelkurmayı ile İngiliz Askeri Ataşelerinin yapacakları toplantıda esas gündemi oluşturacaktı.

 

Görüldüğü üzere bu madde içeriği bakımından askeri kararların en önemlilerinden birisiydi.

 

  1. İngiliz Servis Subayları, Türk Genelkurmayı ile işbirliği yaparak, Türkiye’nin savaşa girmesi halinde verilecek yardımı içeren bir plan hazırlayacak, bunun esas mahiyeti ise şöyle olacaktı: Hazırlanacak plan, 1943 yılının her ayı için yapılacak, hizmet ve kuvvetlerin büyüklüğünü ve niteliğini içerecekti. Bu planın gerçekleşmesi için de şu hususlar yerine getirilecekti:

 

(1)Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve halkın ihtiyaçları çerçevesinde ve askeri gücün hareketini sağlamaya yönelik olarak limanların, tren yollarının ve yolların mevcut kapasiteleri ortaya konacaktı.

 

(2)Bu mevcut kapasitenin (yukarıda bahsedilen), ne şekilde arttırılabileceği, iletişim ağı çerçevesinde bir gelişme programı ile ortaya konacak, yedek parça akışı sağlanacak, hava alanları geliştirilecek, gerekli yerlere yeni hava alanları yapılacak, teknik yardım sağlanacaktı.

 

(3)Yukarıdaki maddenin (IV/2) gerçekleştiği varsayılarak ortaya çıkacak kapasite artışı ay ay ortaya konulacaktı.

 

(4)Nihai kapasite ortaya konduğunda hava ve kara kuvvetlerinin yapısı ve konumu ele alınacaktı.

 

  1. Yukarıdaki plan uygulamaya konulduğu takdirde sürekli güncel halde tutulacak, gerekli düzeltme ve ilaveler yapılacaktı.

 

  1. Bu son madde şunları içeriyordu: Türkiye’ye verilecek desteğe yönelik hava kuvvetlerini ilgilendiren planlar, diğerlerine göre kısmen daha iyi bir aşamada olduğundan, İngiliz Servis Subayları en kısa zamanda Ankara’ya giderek Türk Genelkurmayı ile irtibat halinde olarak ortak operasyon planını yürürlüğe koyacaklardı.”

olmak üzere altı maddede toplanmıştır (Köroğlu, 2011: 204,205).

Bu görüşmenin ardından 1943 Mayıs’ında Roosevelt, Churchill ve askeri danışmanların katıldığı “Washington Konferansı” olarak bilinen bir konferans yapılmıştır. Bu konferansta alınan kararlara göre: İtalya saf dışı bırakılarak işgal edilecek; Fransa’da ikinci bir cephe açılacak; ileride BM Güvenlik Konseyi olarak anılacak olan barışı koruma sorumluluğu Amerika, İngiltere, Sovyet Rusya ve Çin’e verilecek; Avrupa’da bir konfederasyon kurularak Tuna, Balkan ve İskandinav federasyonları buna katılacak; Türkiye, Balkan Federasyonu’na dâhil olacaktır.