18 Ekim-1 Kasım 1943 tarihlerinde yapılan konferansa ABD, İngiltere, SSCB ve Çin’in Dışişleri Bakanları katılmıştır. Sovyetler, Türkiye’nin savaşa girmesi hakkındaki düşüncelerini değiştirmemiş, Türkiye’nin hemen savaşa girmesi gerektiğini ve bu bunun bir telkin ile değil emir şeklinde Türkiye’ye iletilmesi gerektiğini dile getirmiştir (Cengiz, 2012: 73).

SSCB Dışişleri Bakanı Molotov, Almanların geri çekilmesi için müttefiklerin Türkiye’yi savaşa girmek için zorlamasını istedi. Churchill de bu fikri beğenerek konferanstaki Eden’e telgraf çekerek, Molotov’un “Ege’deki savaşa Türkiye’nin de dâhil edilmesi ve Sovyetlere yardım amacıyla Boğazların İngiliz donanmasına açılması için teşebbüs geçme konusunda”ki fikrini öğrenmesini istedi. Eden, Türkiye’nin savaşa girmesi fikrine sıcak bakıyordu ancak müttefiklerin Akdeniz’de zayıf olmaları ve Türkiye’nin henüz yeteri kadar silahlandırılmaması nedeniyle bu fikrin gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu düşünüyordu. Eden, Stalin’e İstanbul’un saldırı altında olduğunu ve silah sevkiyatını gerçekleştiremediklerini söyleyerek, Türkiye’nin savaşa girmesi için uygun bir zaman olmadığını söylemiş, Stalin de buna cevap olarak “Biz kanımızı akıtırken Türkiye neden savaşa katılmasın? Türkiye konferans masasında yer almak istiyorsa Sovyet cephesinden birkaç Alman tümenini çekmesi lazım” demiştir (Seydi, 2009: 286).

Konferansta yapılan görüşmelere bakıldığında Amerika da Türkiye’nin savaşa zorlanmasına karşı çıkıyor ve sadece üslerinin kullanılmasının gerekli olduğu söylüyordu. Molotov ise Türkiye’nin savaşa girmemesine rağmen silahlandırılmasının anlamsız olduğunu vurgulayarak, üs istemenin yetersiz kalacağını söylemiş ve Türkiye’nin hemen savaşa girmesi gerektiğini belirtmiştir. İngiltere ise bu tutumun, Sovyetlerin “İngilizleri Balkanlara sokmama” stratejisi olduğunu düşünüyor ve Sovyetlerin konferanstaki görüşlerine şüphe ile bakıyordu. Toplantıda, Türk havaalanlarının Müttefikler tarafından kullanılması ve Türkiye’nin savaşa katılması kararı alınmıştır (Seydi, 2009: 287).

Konferansta işlenen bir konu da savaş suçlularının cezalandırılmasıdır. Bu nedenle uluslararası bir mahkeme kurularak, savaşa neden olanların bu mahkemede yargılanması kararlaştırılmıştır. Müttefikler “Kurtarılmış Avrupa Deklarasyonu”nu yayımlayarak, Almanya’daki Nasyonal Sosyalizm’i ve İtalya’daki Faşizm’i ortadan kaldırmaya karar vermişlerdir. Konferansta konuşulan, Türkiye’yi yakından ilgilendiren bir diğer önemli konu ise, savaştan sonra Türk Boğazlarının Montreux ile belirlenen koşullarla yönetilemeyeceği ve boğazların statüsünün değiştirilebileceğidir. Görüldüğü gibi bu konferans, “Savaş Sonrası Dünya Düzeni” için yapılan ilk uluslararası toplantıdır (Ekinci, 1997: 52).

Bu konferanstan sonra Eden, kararları bildirmek üzere Menemencioğlu ile Kahire’de görüşmüş, Menemencioğlu da “Yeteri kadar yardım yapılmadıkça Türkiye savaşa girmeyecektir” demiştir.