Category: Yazı Page 1 of 13

Aralık

İrkiliyorum Kapılar ardıma kadar kapanmış gibi Sanki çığlıklar geçmez kapı deliklerinden Pencere kenarından bir rüzgâr eser Odam muhafazakâr Açamıyorum kapıları ardına kadar. Dudaklarım aralık bırakıldı Doğdum, aralıktı Aralıktı…

3.1.7. Tahran Konferansı – Türkiye’de Çok Partili Siyasal Hayata Geçiş

Kasım 1943’te gerçekleştirilen bu konferans, “Üç Büyükler’in Tahran’da Buluşması” olarak bilinmektedir. Churchill, Stalin ve Roosevelt’in katılımıyla yapılan konferansta, Churchill Türkiye’nin savaşa girmesi konusundaki ısrarını sürdürmüştür. Dayanağı ise boğazlar…

3.1.6. Moskova Konferansı – Türkiye’de Çok Partili Siyasal Hayata Geçiş

18 Ekim-1 Kasım 1943 tarihlerinde yapılan konferansa ABD, İngiltere, SSCB ve Çin’in Dışişleri Bakanları katılmıştır. Sovyetler, Türkiye’nin savaşa girmesi hakkındaki düşüncelerini değiştirmemiş, Türkiye’nin hemen savaşa girmesi gerektiğini ve…

3.1.5. Quebeck Konferansı – Türkiye’de Çok Partili Siyasal Hayata Geçiş

17 Ağustos 1943’te yapılan konferansta, savaş durumunun değerlendirilmesi yapılmış ve Türkiye’yi savaşa girmesi için daha fazla zorlamama kararı alınmıştır. Ancak Balkanlar’da açılması planlanan ikinci bir cephe için Türkiye’den,…

Kırk Akıllının Delirmesi

Piyano tuşlarına basılı kalmış elleri Kış görmeden açan çiçekler gibi eksik Bir yanım kaşlarına asılı kalmış Bir yanım yok olmuş, dedi. Hayatına mal olur kısa dönem geçici kararlar…

Haklı Kader

Patatesla Kabuğumu soydu önce. Dilimledi, ince ince. Sobanın üstünde kızarttı. Yanık izlerimi bıraktı öylece… Patates etti bizi, patates! Önce kabuk atarlandı tabii “bizi niye yakmıyon da gömüyon.” Sobanın…

Bir Sana Bir de Bana

Bir ses yetecek dünkü hayata Dünkü hayatımda bana uzaklığın bir nefes Daima Secret Garden çalıyor fonda Damarlarım daha hızlı kan pompaladığında Yani bir hasret atışı Aniden devrilmesi gözlerinin…

Benden Kalanların

Küçük ve hızlı adımlar Ayak izleri Bir sevda hasreti, koskoca bir sevda Getiren bana yârimi Ve hayat, akıp giden nehir Tutunamadık kayalıklara Uçurum, suyun bittiği iki kişilik zehir…

Eski Günlerindeki Gibi Sevdanın

İki gün var devirmene yirmi beşi En olgun zamanlarıdır hayatın Ve biz ayrılığın karmaşasında Farklı pencerelerden kucaklıyoruz güneşi Yaşama bakış açım Yeni doğmuş çocuk, adınca Belki dönersin diye…

Sorguladıkça

Bilmem, kaç kilometre ya da dağ arası uzağında Bir gölbaşı Sisli puslu bir kirlilik almış Ellerini kavuşturduğum karlı tepe Yoksunluğun buralara da uğramış belli En çok belli burada…