Sen cümlenin ortasındaki ‘Ama’ bağlacı gibiydin; Senden öncekilerin bir anlamı yoktu sevgilim. Sen parmak uçlarından saç tellerine kadar Hayat dolusun. […]
Bekle… Hala… Orada mısın? Dinliyor musun sözümü ısrarla? Beklemeye devam edecek misin? Gel… Hiçkimse bilmeden gelmelisin Sisli sabahların içinden Kendini […]
Sağa sola sallanan bir avize kalıntısı ile karşılaştı odaya girdiğinde. Yerde ip parçaları, açık pencereden fırsat bularak içerideki kağıtları uçuran […]
Helikopterden gaz bombaları atmaları için polisleri provoke eden insanlar… Omuzlarında, polise atmak için topladıkları taşların olduğu çantalar… Ayaklarında, camiye girmek için […]
Devri geçen bir imparatorluk, Çöküşüne yakınken boşalır hazinesi. Kan dolu toprağında binlerce yüz. İhanet dolu yürüyüşler üstlerinde. Para kokuyor gözleri, […]
İz bıraktığın her insanla kavgalıyım. Bensiz birlikteliklerin “Büyük deprem sonrası İstanbul’u”nun manzarası gibi. Onlarca cümle yazdım, içi sen-ben dolu lav […]
Bir güz yağmuruyla başlar bazı hikayeler. Sabahın sessizliği her çöktüğünde kente, son bulur çoğu. Kırgınlık çözüm değil, kızgınlık hakim yorgunluklarımızda. […]
Kırık nesnelerin tiyatrosu bu hayat dediğimiz şey. Bencilce, ahmakça, bir savaş sonlanacakken atılan bombaymışçasına İnsanı insan yapan her şeyden yoksunca. […]
Sabah saatlerinde yine sessizlik çökmüştü şehre. İnsanlar artık işe giderken bile Gezi’den geçiyorlardı. Yavaş yavaş bir yaşam alanı kurmaya başlamıştık. […]
Her kayboluşun bir gölgesi vardır, her yenilginin de bir kaçışı. Kafasını kuma sokarak etrafındaki olaylardan kaçabileceğini zannedenlerin ülkesinde yaşıyoruz. Hukuk, […]
Polisin şiddetli müdahalesi ile girdiğimiz camiden ayakkabıyla çıktık. Eve doğru yürümeye başladık Mehtap ile. Açız, yorgunuz, gazlıyız, biraz da “bunlar”ız […]
Kriz anlarında asfaltları eziyorum. Şahit olan herkes bana eşlik ediyor; aynı yolun yolcusuyuz. Bugünün getirileriyle düştüm yollara, Her kırmızı ışıkta […]
BÖLÜM I: SIK BAKALIM Ansızın firar ediyor içimdeki tutsak sevdalar. Yakalamaya çalışmak bile gelmiyor içimden. Öylesine yordu beni hayatıma giren tüm […]
Ağaçları kesiyorlar; çünkü bu ülkede sadece kendi gölgeleri hüküm sürsün istiyorlar. Su katılmamışlar, susuz boğulmalılar. Susadıkça daha çok. İnsan sevdikçe […]